WWW.MUHAMMEDİHAYAT.COM. MUHAMMEDİ HAYAT - Blogcu


MUHAMMEDİ HAYAT

• 1/5/2008 - Dikkat evimizde hırsız var!

Kategori: haber

Dikkat evimizde hırsız var!


Asrın en büyük hırsızı. Öyleki aile içi iletişimimizi zedeleyen, kültürel kimliğimizden koparan,çocuklarımızın masum hallerini yok eden bir hırsız. İşte diğer marifetleri...
 

Bu asırda, en büyük zaman hırsızı olan ve aile içi iletişime ket vuran, kişisel ve kültürel kimliğimizi dumura uğratan, manevî değerlerimizi alt üst eden, düşünme duygusunu zayıflatan, çocuklarımızın masumiyet ve özgüvenini kaybettiren illet televizyondur. Zarar verdiğine göre hala niye tutsak oluyoruz? Büyüğünden küçüğüne herkesi tutsak eden bu makine gariptir ki açılıncaya kadar kişi ona hükmediyor açıldıktan sonra ise o bize hükmetmeye başlıyor!


Tutsağı olduğumuz bu makine için Amerika Pediatri Akademisi dört büyük zararını şöyle sıralıyor:


Birincisi; çocuklarımız başkalarının çektikleri acı ve sıkıntılara karşı duyarsızlaşıyor adeta ruhsuz bir hal alıyor.


İkincisi; çevrelerine ve çeşitli olaylara karşı bir korku geliştiriyor.


Üçüncüsü; çok televizyon izleyen çocuklarda başkalarına karşı saldırgan ve zarar verici davranışlar eğilimi daha çok görülüyor.


Son olarak da sürekli televizyon karşısında oturan çocuklarda aşırı kilo sorunu artıyor.Çocuklar arasında şişmanlığın artması büyük ölçüde televizyona bağlanıyor.


Yine başka bir araştırmaya göre normal olarak televizyon izleyen çocuk % 70 civarında cinsellik ve şiddet programına maruz kalıyor. Bu oran az değildir. Bu kadar telkin altında kalan çocuk muhakkak ki tesir altında kalacaktır.


Ne gariptir ki insanlar beğenmedikleri ve sevmedikleri misafirleri evlerine kabul edip ilgiyle izliyorlar. Oysa bu zamanda bizim dünya ve âhiret selametimize daha çok dikkat etmemiz gerekirken . aile efradımızı beğenmediğimiz şahıslara bırakıyoruz. İslâmi olmayan kanal..larla hayatımızı kirletiyoruz.


Ayrıca henüz taze çocuk beyinleri tüketim arzusu ve marka istekleri ile doldurulmaktır.


Reklamlarda verilen mesajlarda mutlu hayatlar o ürüne sahip olmakta vadedilmektedir. Çoğu zaman yetişkin fertler dahi bu reklamlardan etkilenirken küçücük dimağlar hayli hayli etkilenir.


Televizyon tek taraflı iletişimiyle izleyiciyi savunmasız yakalamaktadır. Şuurlu bir yetişkin ile henüz bilinci oluşmamış bir çocuğun bundan etkilenme durumları elbette aynı değildir.


Aile üzerindeki etkisi ise eğer anne televizyondaki gibi yemek yapmıyorsa veya reklamlardaki yağı kullanmıyorsa kötü bir anne oluyor. Baba ise televizyonda izlenen konforu evde sağlamıyorsa kötü bir baba izlenimi oluşturuyor. Veyahut çocuk ulaşamadıkları için kompleks içerisinde kalıyor. Elindekileri ve evindekileri beğenmeme hissiyatı çocuğa hakim oluyor.


Çocuğun sosyal ilişkileri zayıflıyor ve içine kapalı paylaşımcı olmayan bir kişi haline geliyor. Ve üzerinde kendi kültürüne ait olmayan bir kültür ve dil hakim oluyor. Artık kişi kendi manevî değerlerine ait kültür ve dili daha kötüymüş gibi düşünmeye başlıyor.


Sadece reklamların bile bu kadar menfi cihetleri varken flimlerin kişilik ve karakter üzerindeki yanlış model olma yönünü de sizin düşüncelerinize bırakıyorum.


Pediatri Akademisi uzmanlarının televizyonun zararlı etkilerini önlemek için bazı önerileri var. Bunların en b6aşında eve televizyon almamak veya mevcut televizyonu atmak geliyor.


Bazıları ise şöyledir:
- Çocukların televizyon izleme saatlerini sınırlamak.
- Onların izleyeceği programları seçmek.
- Ya da çocukların dikkatine çekecek başka faaliyetler bulup beraberce paylaşılan saatleri artırmak gerekiyor.


Unutmayalım ki çocuklarımıza vereceğimiz her şey bu yaşlarda alışkanlığa dönüşür. Bunun doğru ya da yanlış bir şekilde verilmesi ise bize bağlıdır.

Hüsrev YARENGÜMELİ

İrfan Mektebi

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/5/2008 - m.kemali Peygamber Efendimizle kıyaslayanlara bak.

Kategori: haber

Atatürk'ü peygamberle kıyaslayınca


CHP Denizli İl Başkanı Kavak, canlı yayında Denizli Vali Yardımcısı Güney'in "Dünya, Hazreti Muhammed gibi bir lider istiyor" sözüyle ilgili öyle bir kıyaslama yaptı ki stüdyo buz kesti.
 
 
CHP'li Başkandan Peygambere büyük saygısızlık... CHP İl Başkanı, CNN'de "Hz. Muhammed" hakkında söylediği kelimelerle izleyenleri şok etti.

CNN Türk ekranlarında yayınlanan ve Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafız Bölge programına, canlı yayın konuğu olarak katılan CHP Denizli İl Başkanı Ali Kavak, Denizli Vali Yardımcısı Mustafa Güney hakkındaki iddialar hakkında konuşurken inanılmaz bir mukayese yaptı.

CHP'li Başkan, Denizli Vali Yardımcısı Mustafa Güney'in "Dünya, Hazreti Muhammed gibi bir lider istiyor" sözüne istinaden "Atatürk gibi bir lider varken peygamber gibi lider bekliyorlar" dedi.

Kavak'ın bu kelimelerinin ardından salonda buz gibi bir hava eserken Ahmet Hakan hemen devreye girerek reklam arası vermek zorunda kaldı.
Programa CHP Denizli İl Başkanı Alli Kavak'ın yanısıra; AK Parti Denizli İl Başkanı Bilal Uçar, Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Sema Kendirci Taraf Yazarı Yasemin Çongar ile Yazar Eser Karakaş konuşmacı olarak katıldı.

CHP yönetiminin, Denizli İl Başkanı Alli Kavak'a nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.

www.ekoayrinti.com / ÖZEL

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 20/4/2008 - eğirdir'de kayıp üç çocuktan biri bulundu.

Kategori: haber

 

Kayıp üç çocuktan birinin cesedi bulundu
Isparta'nın Eğirdir ilçesinde 15 gün önce kaybolan 3 çocuktan Hakkı Aydın (13 )'ın cesedi bulundu.

05 Nisan 2008 tarihinde evlerinden balık tutmaya gitmek için ayrılan Hakkı Aydın(13), Süleyman Aydın (14) ve Mert Çağrı Nalbantoğlu(14) isimli üç çocuktan bu güne kadar hiç bir haber alınamamıştı. Akşam saatlerinde Eğirdir limanında cesedi bulunan Hakkı Aydın'ın gölde boğularak ölmüş olabileceği tahmin ediliyor.

Hayrullah ve Gülseren çiftinin oğlu olan Hakkı Aydın'ın cesedinin ailesine teslim edilmek üzere hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kayıp olan diğer iki çocuktan ise halen bir haber alınamadığı bildirildi.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/3/2008 - Çarşafı Yasaklamış Ha!İşte Laiklere Sevindirici Haber(!)

Kategori: haber

Yaşasın, Abdülhamid çarşafı yasaklatmış!

Mustafa Armağan

m.armagan@zaman.com.tr

Okurlarım sık sık neden bir Osmanlı tarihi yazmadığımı sorarlar. İçimden “Şeytan kovalamaktan salavat getirmeye vakit kalmıyor ki!” demek geçiyordu ya, bir türlü diyemiyordum. Lakin bugün diyeceğim, çünkü gerek gazetelerde, gerekse internette tarih yazarı olarak ortaya çıkanlar ya sade suya tirit bilgilerle idare ediyorlar veya olayları düpedüz kendilerine yontuyorlar.

Bunun son örneği, türban tartışmasının yeniden alevlenmesiyle bazı köşelerden başını uzatan Sultan II. Abdülhamid’in ‘çarşaf yasaklama emri’nin dile düşmesi oldu. Kimler yazdı. Bakalım.

1) Murat Bardakçı, haberturk.com’da çıkan yazısında (8 Şubat 2008) dindarlığıyla meşhur Abdülhamid’in terör korkusundan İstanbul kadınlarının çarşaf giymelerini yasakladığını, dahası çarşafın İslamî kurallara uymadığını söylediğini ileri sürmüş ve şöyle devam etmiş: “Sultan Abdülhamid, 1892’nin 2 Nisan günü, öğle namazından sonra Teşvikiye’deki Silâhhane binasını ziyaret etmiş ve Yıldız Sarayı’na dönerken yolda bir grup çarşaflı ve peçeli kadınla karşılaşmıştı. Kadınların yüzlerinin tamamen örtülü olması hükümdarın dillere destan vesvesesini artırmış, ‘Ya canıma kasdetmek niyetinde olan erkekler de böyle çarşafa bürünerek bana saldırmaya kalkarlarsa halim nice olur?’ diye düşünmüş ve hemen o gün, kadınların çarşaf giymelerini yasak etmişti.” Popülerleştireyim derken cılkını çıkarmak diye buna denir. Kadınların yüzleri kapalı olunca padişah korkmuş ve çarşafı yasaklatmış! İyi de çarşaf yasaklanınca ne giymiş İstanbullu kadınlar? Tayyör olmasın sakın?

2) Avni Özgürel, Radikal’de (10 Şubat) Abdülhamid’e Teşvikiye Camii’nde cuma namazı bile kıldırıyor ki asla söz konusu değil (Allah’tan Bardakçı gibi “öğle namazı”nı kıldırmıyor). Özgürel olayı şu kılıkta sunmuş: “Saraya dönüş yolunda çirkin biçimde belleri bağlı siyah çarşaflara bürünmüş, yüzlerini peçeyle örtmüş kadınlar gören padişahın mabeyn görevlisine, ‘Bunların hali nedir? Yaşlı Hıristiyan kadınlara benzemişler... Sanki böcek sürüsü’ dediği söylenir... 1892 yazında yayımlanan ferman…’ Burada keselim. “Böcek sürüsü” ha, pes vallahi! Üstelik mevsim yaz değil, bahardı, Nisan’ın 1’iydi (Bardakçı’nın zannettiği gibi 2’si de değildi). Hele yazının son cümlesini, eminim Bardakçı bile yazmaya kadir olamazdı. Herhangi bir kaynak belirtilmeden “çarşaf yasaklanınca, polislerin ellerine makas Kalpakçılarbaşı, Şehzadebaşı, Köprü gibi İstanbul’un kritik noktalarında bekleyip çarşaflı gezen kadınların eteklerini kestikleri biliniyor” sözlerini okuduğumda “el-insaf!” dedim içimden, ‘tarihimiz kimlere emanet?’

3) Osman Özsoy ise 27 Şubat günü haber7.com sitesinde aynı belgeye atıfta bulunarak bunun Şeyhülislamlığın bir fetvası olduğunu söylüyor ki, birazdan göreceğiniz gibi hiçbir alakası yoktur.


Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Sarayı, Başkitabet Dairesi, No: 5894

Şimdi geldik meselenin bam teline. Sizi bir miktar zorlayacağım ama belgenin, yorumcuların ellerinde nasıl kılıktan kılığa girdiğini görebilmeniz için dişinizi sıkın, derim. Üstelik sizin için metni biraz sadeleştirdim. Belge ilk defa burada özet değil, tam metin olarak yayınlanıyor. Başkâtip Süreyya Bey’in sultanın ağzından kaleme aldığı belge konuşuyor:

“Padişah hazretlerinin, bugün yüce cuma selamlığı törenini müteakip Teşvikiye’de bulunan devlet silahhanesini yüksek teşrifleri gerçekleştikten sonra saraya dönerken geçtiği yol üzerinde acayip bir tarzda bellerinden bağlı siyah çarşaflara bürünmüş ve yüzlerini dahi siyah renkte ve gayet ince peçelerle örtmüş bazı kadınlar gözüne ilişmiş, bunların neredeyse çıplak denilecek derecede açık saçık bulunmalarına ve adeta matem elbisesi giyinmiş Hıristiyan kadınlarına benzemiş olmalarına bakarak birdenbire Müslüman olup olmadıklarında tereddüde düşmüştür. Delil ve açıklama gerektirmez bir husustur ki, Yüce İslam Devleti’nin (Allah onu kıyamete kadar yaşatsın) kıvam ve bekasının ve şevket ve yükselişinin artışı, devlet kurumunun fertlerini oluşturan bütün erkek ve kadın Müslümanların hal, durum ve hareketlerinde Şeriatın faydalı ve kurtarıcı hükümlerine eksiksiz bir ihtimamla uymalarına bağlıdır. Aksi hal, Allah korusun, gerek ümmetin fertleri, gerekse devletin esası için maddî ve manevî açıdan sonsuz zararlar verecektir. Bu yüzden Müslüman kadınların Allah’ın emirleri arasında bulunan tesettür ve hicaba girmenin güzel adabına dikkat ve özen göstermeleri gerektiğine dair beyan ve delil getirmek gereksizdir. İşbu çarşaflar ise Müslüman kadınlarca tesettür emrine asla uygun ve müsait olmadığı gibi, [kötü] bir maksatla şuraya buraya girmek için bazı münasebetsiz erkekler tarafından dahi bir yerde fesat ve mel’anet [aleti] olarak kullanılmaktadır. Hatta geçenlerde bir erkek bu şekilde çarşafa bürünerek kadın kıyafetinde silahlı olarak bir eve girmiş ve evdeki kadının üzerine hücum edip çaldığı eşyayı pencereden arkadaşına atarak savuşmuştur. Dinî açıdan ve toplumun iyiliği için açık olan çok sayıdaki zarar ve sakıncaya dayanarak bu konuda gereken kişilere yumuşakça ve münasip bir üslupla anlatılmak ve gerekli nasihatler verilmek suretiyle kadınlarca çarşaf giyilmesinin yasaklanması [veya engellenmesi] için sebeplerin temini padişahın emir ve fermanı gereğidir. O konuda emir ve ferman, emir sahibinindir.”

Metnin nefaseti ve üslubunun yumuşaklığı bir yana, bir çelişki gözleri yakmakta değil midir? Abdülhamid, hem çarşafın yasaklanmasını emrediyor (güya), hem de onun Müslüman kadınların tesettürüne uygun olmadığını söylüyor, yani çarşafı açık saçık ve neredeyse ‘çıplak’ buluyor! Hem Şeriata uymanın önem ve gereğinden bahseden, hem de çarşafın dinî açıdan sakıncalı olduğunu söyleyen bir metin sizce gerçekte ne demek istemiş olabilir?

İşte popüler tarihçinin anlamak istemediği, daha doğrusu anlamaya güç yetiremediği için özellikle düzleştirip çarpıttığı yalın gerçek, bu sorunun ucundadır ve ancak tarihin katmanları arasında çıkılacak zahmetli bir yolculukta açacaktır peçesini.

Haftaya çarşafın tarihini yazın, diyenler parmak kaldırsın!


Not: Bu yazı aynı zamanda Zaman'ın bu haftaki pazar ekinde de yayınlanmıştır...


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

muhammedihayat için

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

siteniz için



Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |İletişim

Hakkımda

sizleri güller şehri ısparta'mın şirin ilçesi GELENDOST'A bekliyorum. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

* "Allah îmân edenlerin dostu ve yardımcısıdır;
onları inkâr karanlıklarından kurtarıp
hidâyet nûruna kavuşturur.
İnkâr edenlerin dostu ise tâğutlarıdır;
onları îmân nûrundan mahrum bırakıp
inkâr karanlıklarına sürükler.
İşte onlar Cehennem ateşinin ehlidir,
orada ebediyen kalacaklardır."
'Kur'ân-ı Kerîm-Bakara 257.ci Âyet Meâli.'

.....Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îmân ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.
.....Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız îmândadır ve îmân hakikatleri dairesinde bulunur.
Risale-i Nur Külliyatından

kutlu doğum özel

haberiniz olsun

Son yazılar

yasak hemşerim yasak(!)
Ey bu vatan gençleri!
Dikkat evimizde hırsız var!
m.kemali Peygamber Efendimizle kıyaslayanlara bak.
islamı bunlar temsil etmiyor ki saldırasınız
Bir sağlık mucizesi: Üzüm çekirdeği
Bediüzzaman sükunete önem veriyordu!
eğirdir'de kayıp üç çocuktan biri bulundu.
Sizin ve İslam Aleminin Kutlu Doğum Haftası Hayırlı Olsun...
İşte Atatürk Üzerinden Başörtü Düşmanlığının Böylesi
Gül'lü para olsa hoşunuza gider mi?
Yaşasın! Bahar Geldi!
inönü paralara niye resmini bastırdı?
Ey Nebi
O Erler ki;
Ey sevgili;
Kutlu doğum haftası başlıyor!
kutlu doğum etkinlikleri
Günlük Hayatta Müslümana Yakışan Hasletler
LÜTFEN ÜŞENMEDEN HEPSİNE BAKIN!!!
Çetenin 'kabiliyetsiz' senaristi ! Karikatür
İsteksiz Kılınan Namaz Kabul Olur Mu?
Bilgisayarda bulunması gereken yazılımlar
Hakem Takdirini Kullanır-karikatür
Türk'ün övünç gururu

3D Mekanlar
Google
SabahNNK Risale-i Nur - NURRİS Recados Para Orkut



Farklı Pencerede Aç Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al

çeşitli siteler

http://www.gelendost.pol.tr
http://www.ispartanur.net
http://www.osmanli.org.tr/index.php
http://www.EnSevgili.net
http://www.Resulullah.org
http://www.Bediüzzamansaidnursi.net
http://www.cevaplar.org
http://www.son sahitler.com
http://www.gelendost.bel.tr

Bağlantılar

::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıkla r
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler

Kategoriler

  • bediuzzaman said nursi
  • bilim-toknoloji
  • cizgilerin dili
  • dinimiz
  • dua
  • gelendost
  • haber
  • Hatira
  • hikaye
  • nurun fedaileri
  • oyun
  • resimlerim
  • sağlık
  • sevgi
  • sevgililer sevgilisine
  • siir
  • tarih
  • yorum
  • Arkadaşlar

    mescidiaksa
    nuryarenleri571
    egirdirhastanesi
    enbiya25
    Ebrar67
    rufeydem
    webaslanlari
    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:37
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa