WWW.MUHAMMEDİHAYAT.COM. dua - MUHAMMEDİ HAYAT - Blogcu



MUHAMMEDİ HAYAT

• 21/10/2009 - Ya Rabbi!

Kategori: dua
Ya Rabbi!

[Resim: dua.jpg]
Ya Rabbi… Kapında bir mücrim biçare, boynu günahtan bükük, gönlü rahmetinden umutlu İrfan deryandan zerre kadar ümit beklerken, kalbi pas tutmuş bir kıtmırin cızırtısı ile der ki:

Ey Gönülleri Terbiye Eden Rabbim! Var ettiğin bu can, aşkın ateşi ile harab olup cemalini özlerken, hılkiyetini bilmeden varlığınla var olmanın sevdasını ister..

Ey Elestü bi Rabbikum sualinin sahibi! Ezel bezminde bir arada bulundurduğun sevdiklerinden ayırma bizi bu fani alemde. Hüzn-ü aşkın şerbetini içmeyi nasib eyle bizlere de..

Masivadan, dünyadan, paradan, maldan, mekandan, zamandan, sıyrılsak da, kendimizden sıyrılmayı beceremedik, maskemiz içinde mahcub ve mücrim kapına durduk.

Şu beden ruhunda af dilemeye yüzümüz olsa, önce Adını ömründe bir kez dahi diline alarak Rabbim diyen kullarını affetmeni taleb ederdik; lakin günah deryasını dolduracak kadar kir ile huzurunda bulunmaktan kaçmayı tercih eder olduk, bize sevenlerin dualarıyla temizlenmeyi nasib eyle…

Kabule şayan hiçbir amelimiz olmadığını görerek, rahmetinin büyüklüğünü hayal eden bir dil ile, aşkına kavuşmaya talib olduk. Aşkın ile yanan aşıklarla avut bizi. Aşk ateşinde kavrulup temizlenmeyi nasip eyle, mecazdan hicaza, hicazdan ilahi aşkına kabul buyur…

Zatının büyüklüğünü anlatmaya dimağı yetmeyen bu günahkara, kendi acziyet ve küçüklüğünü anlamayı da nasib eyle…
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 14/9/2009 - Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle

Kategori: dua
Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle

[Resim: inneke-afuvvun.jpg]
Peygamber Efendimiz (s.a.v), Kadir gecesinin ramazan ayının son on gününde ve 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tekli gecelerde aranması tavsiyesinde bulunur.

Ülkemizde Kadir gecesini Ramazan ayının 27. gecesi ihya etmek adeta gelenekselleşmişse de, Kur’an-ı Kerim’de bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen ama Ramazan ayı içinde gizlenen bu mübarek geceyi kaçırmamak için, bu geceye mahsus yapılması tavsiye edilen kısa ama oldukça hoş duayı bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ola ki, Ramazan ayının kalan gecelerinden birinde Kadir gecesine denk gelinmiş olursa, bu kısa ama etkin dua sayesinde bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen gece atlanmamış ve boşa geçirilmemiş olur.

Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor:

- Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi’ne erişirsem ne şekilde dua edeyim?

Resulu Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

- Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle. (Allahümme inneke afüvvün kerîmün, tuhibbül afve fa’fü anni) Tirmizî, Daavât 84.

Ne kadar hoş, ne kadar zarif, ne kadar kısa ve etkili bir dua.

İsterseniz tekrar okuyalım: “Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.”

İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahlarının affolacağı müjdesi hadis-i şeriflerde yer almaktadır. El hak, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam söylüyorsa doğrudur. İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahları affolacaktır.

Öyleyse gelin, bu güzel duayı ramazanın şu son günlerinde dilimizden düşürmeyelim: “Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.”


yazının devamı için tıklayınız
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 6/8/2009 - Berat Kandili duası

Kategori: dua

Berat Kandili duası

Ey günahları bağışlayan! Şu mübarek gece hürmetine bizleri bağışla...

Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm Bismillahi’r-rahmani’r-rahîm

Ey Bizleri varlığa erdiren,

Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran,

Güzeller Güzeli Rabbimiz!

Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.

Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimize sonsuz salât ü selam olsun.

Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek berat ve gufran gecesinde bir kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:

1. YA İLAHE’L-ALEMİN!

Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs'ati genişliğindeki kapına dayanıyor, şu mübarek berat gecesinde bir kere daha hâlimizi arz etmek istiyoruz. Hâlimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım kıvrandıran dertlerimize derman.. icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân!

2. EY ÇARESİZLER ÇARESİ!

Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur; ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur. Bütün dileklerimizi kabul buyur ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur; aç ve yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.

Ciddi bir yol almış sayılmasak da yıllar var hep yollardayız. Ufkumuz gam ve kederle tülleniyor. Önümüzdeki engebeler beşer takatini aşkın görünüyor. Ümmet-i Muhammed (aleyhissalatü ve’t-teslîmât) perişan, derbeder ve ızdırap içinde.. müslümanlık gelenek ve göreneklerin darlığına mahkum.. ibadet ü tâat kültür televvünlü.. duygular, düşünceler fantezilere emanet.. mücadelelerin esası da çıkarlar, menfaatler, ırkî mülahazalara dayalı. Sen bizlere çıkar yol lutfeyle ya rabbi!

3. YA RAB!

Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma; akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden, nefislerimizi cismânîliğin baskılarından, gönüllerimizi de hevâ ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle. Kapının kullarını; ilimde kibir u gururdan, ibadette riya ve gafletten ve duygularına renk attıran ülfetten koru. Senin yolunda yürüyor gibi görünüp Senden uzaklaşmak, kurbet atmosferinde içiçe firkat yaşamak, hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır! Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.

4. EY GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN!

Şu mübarek gece hürmetine Bizleri bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!

5. EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN!

Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp Sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun. Sana yönelenlere hep “Gelin, gelin” diyorsun. Ey Rab! Böyle emekleye emekleye sürünmeyi de gelme kabul edeceksen, müsaade buyur “Biz de geldik” diyelim. Geldik ve Sana, yolların amansızlığını, nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını, bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz. Bilhassa, her zaman hatalara açık duran, mâsiyetlere meyyal bulunan ve ululuğuna karşı hep saygısız davranan, serkeş nefsimizi Sana şikayet ediyoruz. Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya rabbi!

Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. ya Rabbi
lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin,
hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle..
kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!
Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle..
niyetlerimizi ihlaslı kıl
ve bize lütfettiğin bütün şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!

6. EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI, EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!

Şu anda duygularımız derbeder, davranışlarımız ahenksiz, ruhlarımız kirli, ayaklarımız titrek, ellerimiz mefluç, çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık, havalar boz-bulanık, mağripler hicranla tül tül, maşrıklar lütfuna kalmış... İşte böyle bir dağınıklık içinde Sana geldik. Böyle gelenlerin ilki değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit kapısı, bizler de bu kapının önündeki liyakatsiz dilenciler. Şimdiye kadar gelip Senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmamış; hiçbir kaçkın ve pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı Senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır. Bizi hilm ü silminle güçlendir. Zalimlere de varlığını duyur.

7. EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!

Şu mübarek berat gecesinde binler, yüz binler Senin karşında divan durarak ellerimizi Sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla, kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve "Biz geldik" diyoruz. Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine, her sese ve herkese merhamet ettiğine gönülden inanarak kaçkınlığımızı muvakkat dahi olsa görmüyor, günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, karıştırdığımız haltlara değil, Senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona bağlıyoruz; Enîsimiz Sen isen, çevrenin vahşetinden bize ne! Her yanda şeytan ve avenesi içten içe homurdanıp duruyorlarmış, Sen bizimle olduktan sonra ne ifade eder ki! Sen her şeyin biricik hâkimisin ve hükmünü engelleyecek bir güç de yoktur. Sen saltanat dairen içinde en küçük şeyleri görür, en cılız sesleri işitir, hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi cevapsız bırakmazsın.

8. EY YÜCELER YÜCESİ!

Sen biliyorsun, biz de bunun farkındayız; ömrümüzün hasenât kefesi bomboş, pek çoğumuz itibarıyla bir ihlâs bezginliği içindeyiz. Çoğumuz gafil, bedbin, dünsüz-yarınsız sefil birer hâlzede gibi aktüalite ile iç içeyiz. Her hâlimizde âlâyiş, gösteriş, köpük köpük hevâ ve heves; sürekli zevk u sefâya, makama, mansıba, şöhrete, şana ve dünyevî hülyalara oynuyoruz. Yığınların rüya ve hülyaları ekonomi ve refah; taptıkları da dolar, dinar ve euro. Ruhlar meflûç, kalbler kötürüm, basîret âmâ, düşünceler kirli, davranışlar da tam buna göre... Gece ve gündüz gibi iki yüzlü yaşıyoruz, ak görünüyor kapkara davranıyoruz; idare ve siyaset deyip hem ışık türküleri söylüyor hem de karanlık ağıtları mırıldanıyoruz. Devirlere, dönemlere göre renkten renge giriyor, bukalemunları şaşırtacak mârifetler (!) sergiliyor ve aldatmayı beceri kabul ediyoruz.

9. EY RAB!

Ellerimiz-ağızlarımız, gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden fersah fersah uzak ve âdeta nankörlüğe kilitli; eller memnû meyvelerde, ağızlar harama açık duruyor; gözler başkalarının kusur müfettişi.. yalan revaçta, hıyanet âdiyattan bir şey, hakkın ismi var sadece; adalet "sayyâd-ı bîinsaf"ların hazırladığı kapanların önüne saçılmış birkaç dane gibi bir şey; vefa Kafdağı'nın arkasında, ahde hürmet unutulup da bir köşede kalmış; buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak dorukta. Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, tenperverlik duygusu boyunlarımızda âdeta çelikten bir kement; her biri birer gayya olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve mahiyet-i nefsü'l-emriyemize göre kendimiz olamıyoruz. Dünya ve ukbâ kazancı adına ne ciddî bir hesap ne de tutarlı bir plâna sahibiz. Kazançlar kuşağında sürekli kaybediyoruz; kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla teselli olmaya çalışıyoruz. Zamanı suçlama, şartlara lânetler yağdırma da ayrı bir avunma yolu.

Bütün bunlara rağmen ya Rab! , bizi bize bırakmaman en büyük dileğimiz. Kendimiz edip kendimiz bulsak da, rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek vüs'atte. Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!

Dua edenlere cevap veren Sen, ızdırapları dindirip ihtiyaçları gideren Sen, devrilenleri kaldırıp doğrultan Sen, çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi eden de Sensin! Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı; nefsânîlik ve gaflet, ibadetlerimizin mânâ ve özünü alıp götürdü; samimiyetsizlik dualarımızın kolunu-kanadını kırdı. Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere.. Var eden Sensin, yok eden de Sen; uzak tutan Sensin, yaklaştıran da Sen; Sen bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın neş'esini tattırmasaydın şu söylediklerimizi mırıldanamazdık. Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize yakınlığını duyur ve benliğimizde Sana karşı yaklaşma heyecanları uyar.

10. EY RAB!

Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun.. iç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi Sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle; halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma. Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de hulûs istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur.

11. EY AFFI TECZİYESİNİN ÖNÜNDE RAHMET TAHTININ SULTANI!

Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca günahkarın affedileceği bu mukaddes berat gecesinde bizleri de bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir âlemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her hâlimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bugüne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz.

Ey yüceler yücesi!

Efendimiz Hazreti Muhammed’e,

Muallâ aile efradına

ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden

dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya rabbi!..

amin amin amin

velhamdü lillahi Rabbil alemine’l-fatiha
SamanyoluHaber
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 26/6/2009 - Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez

Kategori: dua
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

"Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez.

Regaib gecesi,

Şabanın 15. gecesi (Beraat gecesi),

Cuma,

Ramazan bayramı ve

Kurban bayramı gecesi."

[İbn-i Asâkir]

---

Resulullah.org
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 14/3/2009 - üzüntü anında okunacak dua

Kategori: dua
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:

"Üzüntü duası şöyledir:
'Allahım! Senin rahmetini umuyorum. Göz açıp yumuncaya kadar beni nefsimle başbaşa bırakma ve bütün işlerimi de düzelt."

(Taberani)

---

"Üzüntülü olan kimse, üç defa: Allah Rabbimdir, ona hiçbir şeyi ortak koşmam, desin."

(Taberani)

Resulullah.org
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



Sevginiz Muhammedi sevgi,

hayatınız MUHAMMEDİ HAYAT olsun.

Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |İletişim








coşkun sabah tahta masa
Daha Büyük Haritayı Görüntüle

Son yazılar

27 Nisan'dan Farkı Ne?
Çocukluğum
Anneme Mektup
apo protestosu
birileri kaos ortamını kutlar
Merkez Bankası soyulurken milliyetçiliğinizi o gün neden hatırla
ne anlar öküz(!) teknolojiden
birileri hukuksuzluğu meslek edinir
yargıdan siyasete sakal traşı
danıştay kime hizmet ediyor?
Şehit Fatih'ten Türkiye'ye 100 liralık ders
kendi pisliğinizde boğulacaksınız
Ambulansta Ölen Sağlık Memuru Toprağa Verildi
kuruyemişin faydaları
Türkiye için heyecan verici haber
TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/MUHAMMEDİHAYAT/
İSTİKLAL MARŞI'NDAN
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.
MEHMED AKİF ERSOY


istiklal marşı 29 ekim 2009 cumhuriyet bayramı Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
sözlük
Telefon Rehberi
Son Depremler
adsl kota sorgulama
müzik dinle
telefon faturası
elektrik faturası
GELENDOSTLU
osmanlı devleti
chip peogram
kitapseverler
ilahi dinle
gelendost
ssk sorgulama
son peygamber
resulullah efendimiz
bediüzzaman said nursi
osmanlı tarihi
şiir antolojisi
sezgiler

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
gulumcan
benyaziyorum
metekan
tefani
sivist
webaslanlari
ebrar67
enbiya25
rufeydem
egirdirhastanesi
nuryarenleri571
mescidiaksa
ezelinur23
bilginerdogan
hareketlikesim
sarksofrasi
heranduam
Ahmet KATIN
zaferdergisi
marifetatolyesi
kurantevhidsunnet
risaleinurdanvecizeler
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa