WWW.MUHAMMEDİHAYAT.COM. MUHAMMEDİ HAYAT - Blogcu


MUHAMMEDİ HAYAT

• 1/5/2008 - Ey bu vatan gençleri!

Ey bu vatan gençleri!

Frenkleri taklide çalışmayınız.
Âyâ, Avrupa'nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
 Yok, yok!
Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi idam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki,
siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.
                                              bediüzzaman said nursi(r.a)


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/4/2008 - Bediüzzaman sükunete önem veriyordu!

Bediüzzaman sükunete önem veriyordu!

İki komşu ilçe Bolvadin ve Emirdağ’ın gençleri zaman zaman aralarında maç yapar,diğer yakın ilçe ve kasaba gençlerinin katılımıyla küçük çaplı bir turnuvaya dönüşürdü.

İddialı bir maçtı. Emirdağ’da oynanıyordu. Konuk takım Bolvadinli gençlerden oluşuyordu. Ev sahibi ise Emirdağlılardı.

Atılan bir gol karşı takım tarafından sayılmayınca tartışma başladı. Büyüdükçe büyüdü ve taşlı sopalı bir kavgaya dönüştü. İki tarafın büyükleri olayı zar zor yatıştırarak gençleri evlerine göndermeyi başardılar.

Ancak olay bununla bitmedi.Gece planlar yapıldı ve ertesi sabah Emirdağ’da ticaretle uğraşan Bolvadinli bir tüccarın dükkanı taşlandı. Karşılığı çabuk geldi. Ve tekrar kavga başladı.

Olay büyüyordu. Kalabalığın ve gürültünün artmasıyla Bediüzzaman evinden aşağıya indi ve köşebaşında durarak, yüksek sesle , ‘kardeşlerim!’ diye bağırdı.

Bakışlar sesin geldiği yere doğru yöneldi.

‘Ne yapıyorsunuz?’ dedi aynı ses tonuyla. ‘Sizler iki komşu ilçenin insanlarısınız, kardeşsiniz. Neyin kavgasını yapıyorsunuz?’ Sesler kesildi, yumruklar yere indi, taş ve sopalar bırakıldı. Kalabalık biraz sakinleşmişti.

Devam etti: ‘Birbirinizin kusurunu görmemelisiniz, birbirinizi affetmelisiniz, paylaşamayacak neyiniz var?’

Ve ekledi: ‘ Eğer barışıp dağılmazsanız, ben burayı terk ederim.’

Bediüzzaman’a olan sevgi sonsuzdu. Onun hatırına neler yapılmazdı ki? Onu kırmak ne mümkündü?

Kimse başını yerden kaldıracak cesareti bulamadı kendinde. Herkes mahçup olmuştu. İçlerinden biri ağır aksak adımlarla Bediüzzaman’a doğru yaklaştı. ‘Kusura bakmayın Üstadım’ dedi.’ Yanlış yaptık elinizi öpelim, bizi affedin.’

‘Birbirinizi affedin’ dedi Bediüzzaman. ‘Şimdi birbirinize sarılın ve barışın.’

Hepsi teker teker gelip Bediüzzaman’ın  elini öptüler. Sonra da diğer büyüklerinin… Ve birbirlerine sarılarak barıştılar. Bediüzzaman’ın girişimi ile bir kavga büyümeden önlenmiş ve olası kavgaların önüne geçilmişti. Sükunet sağlanmış, dostluklar yeniden kurulmuştu.

Ömer Faruk Paksu

www.kadıncakararınca.com

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 18/12/2007 - UÇAĞIN ALTINDA KILINAN NAMAZ


Uçağın kanatları altında namaz
İhsan Atasoy

 

Rahmi Erdem anlatıyor:

 

Merhum Bekir Berk, müstesna bir zattı. İdealistti, rehber ve bayrak bir insandı. Bugünkü tabirle sıra dışı bir insandı. Yap­tığı hizmetler takat-i beşerin fevkindeydi. Otuz sene yatsı abdestiyle sabah namazı kılmış bir insandı. Beyni uyanıktı. İki üç saat uykuyla iktifa edebilen bir insandı. Yaklaşık bin 500 mahkemeden beraat kararı almış müstesna bir avukat­tı.

 

Lügatinde “mazeret” yoktu

Ona ayak uydurmak mümkün değildi. Onun için imtizaç edilmesi zor bir insandı. Lügatinde “mazeret” kelimesi yoktu. Mazeret üretenlerle de çalışması mümkün değildi.

1961 yılında, Van’a ilk geldiğinde 500 TL tutan uçak bilet parasını Vanlılar zar zor temin edebilmişlerdi. Sebze meyve hâlinin hamalları bile birer ikişer lirayla iştirak etmişlerdi. Van dershanesinde onun üzerine örttüğüm yün yorganın kendisini ısıttığını görünce, bana, “Rahmi Kardeş, İstanbul’da çok üşüyorum.” deyince, o yorganı hemen ambalâjlayıp uçağın bagajına teslim etmiştim. Çok sevinmişti.

 

Uçağın kanatları altında namaz

Bir gün Malatya’dan İstanbul’a uçakla hareket etmek üze­re iken, uçağa binmekte olan pilotlardan namaz için beş da­kika izin istedi. Uçağın kanatlarının altında, yolcuların hay­ran bakışları arasında kıldığımız o akşam namazının tadı­nı hiç unutamam!

Yeisin düşmanı idi. Şevk-i mutlak sahibi idi. Teşkilâtçı idi. Kitleleri anında manevî ve fikrî olarak harekete geçirir, belirlediği hedeflere yönlendirirdi.

l960’lı yılların Yargıtay başkanı İmran Öktem’i, adlî yılın açılış merasiminde “Allah yoktur; Allah’ı insanlar yaratmıştır.” hezeyanından sonra memleket çapında telgraf bombardımanına tutturan, odur.

Bir İstanbul beyefendisiydi. Kibar ve nazikti. Mükrimdi, hatırşinastı, vefalıydı.

 

Mahsur kaldık

Bitlis’te benim hakkımda açılmış olan davaya, o günün zor şartları içinde Urfa-Diyarbakır yollarından kendisine refakat ederek kaç kez yolculuk yaptık. Bazen Tatvan-Bitlis arasındaki 25 kilometrelik yolu kar temizleme ekiplerinin refakatinde yedi-sekiz saatte ancak alır, mahkemeye öyle yetişirdik.

Bir defasında yolda mahsur kalmış, mahkemeye yetişememiştik. Bitlis mahkemesi başta olarak başka mahkemelere çekilmesi gereken tehir telgraflarını orada yazdı. Her adımı ölüm tehlikesi dolu o kışta kıyamette merhum M. Ali Oto, telgrafları aldı ve geri döndü. Yaya olarak Tatvan’a gidip, telgrafları çekti. Ne büyük kahramanlıktı o!

 

Bunlar hakkı tutanlar

Bir defasında Muş davasından çıkmıştık. Muş’un eşrafın­dan Demokrat Parti milletvekilliği yapmış Gıyasettin Em­re Be­yin babası Şeyh Maruf Efendiyi ziyarete gittik. Bir sedirde hasta yatıyor, son günlerini yaşıyordu. Oğluna bizleri sordu:

“Bunlar kim? Ben bunlardan sahabe kokusu alıyorum!”

Gıyasettin Bey bizi tanıttı ve Bekir Berk’ten senakârane bah­setti. Bilhassa Yassıada’daki müdafaalarından söz etti. Gı­ya­seddin Bey de Yassıada’da yatanlardandı. Av. Bekir Berk’in o zalimane mahkemede ruhlara ümit ve inşirah veren müdafaalarını dinlemişti. O musibetli günlerde bu müdafaalar, Yassıada mazlumlarına manevî bir teselli vermiş, herkesin takdirini celp etmişti.

Şeyh Maruf Efendi, yattığı yerden “Allah’ın emri gelinceye kadar bir taife yeryüzünde hakkı tutup kaldırmaya devam edecektir.” hadis-i şerifi okuyarak:

“İşte bu asırda bu manaya siz mazharsınız!” diyerek gözyaşları içinde bize iltifat etti. Ellerini öpüp ayrıldık.

 

"Hayatını Davasına Adayan Adam: Bekir Berk" kitabından...

 
İhsan Atasoy

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 17/7/2007 - BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN HAYATINDAN.

 

"Reyimizi kime verelim?"

"Nur Talabeleri gelip, Üstadımızdan soruyorlardı:

"Üstadım reyimizi kime vereceğiz?'

"Üstad Hazretleri de bunlara şu cevabı veriyordu:

"Demokratlar parmak kesiyor, Halk Partisi ise bilek kesiyor. Nur Talebeleri ehven-i şer olarak Demokratlarla rey veriyorlar' derdi.  Bu meseleye böylece işaret ediyordu. Akla kapı açıyor, fakat ihtiyarı elden almıyordu. Fikre hürmet ediyordu, böyle yapın demezdi, ama Üstadın ne demek istediğini ferasetli olanlar anlarlardı.

"1954 yılında Vanlı Seyyid Abdülvahhap, Isparta'ya Üstamızının ziyaretlerine gelmişti. Kendisi Nuri Benli'nin otelinde kalıyordu. Kızının hastalığı için Isparta'nın havasının iyi geldiğini söylüyordu. Üstadımız da ziyarete geldiğinde kabul eder, alâkadar olurdu ve Seyyid derdi, çok ehemmiyet verildi. Bu zat sonradan Van'a gidip, orada, 'Ben Üstadın yanında kaldım, buradan adaylığımı koyacağım' demiş. Sonradan Halk Partisinden milletvekili olmuştu. Üstad bunu duyunca çok üzüldü ve kızdı.

"Biçare, Halk Partisinden milletvekili olmuş' diye sık sık üzüntüsünü belirtirdi.

 

"Ben Halk Partisi milletvekiliyim"

"Yine Isparta'da, kulağında bir kulaklık bulunan Halk Partili bir ihtiyar zat gelmişti. Üstad bu adamı kabul edip kendisiyle görüştü. Ziyaret anında ben de yanlarında bulundum. Adam:

"Hocam, ben Halk Partisi Malatya Milletvekiliyim. Eğer sen istersen ben oradan ayrılırım.' Üstad cevaben:

"Hayır, ayrılma sen orada bulun, bizi müdafaa edersin, sen bizi görüyorsun, bizim siyasetle alâkamız yoktur.' İnönü demiş ki, 'Biz Said'i anlayamadık. Eğer bir fırsat bize gelirse, artık ona ilişmeyeceğiz' diye karşılık verdi.

"Adam Üstadımızdan memnun olarak ayrıldı. Sonra biz anladık ki, adamı Halkçılar ve İnönü hususî göndermişler.

"Üstadımız ziyaretçilerle görüşürken, onları katiyyen rencide etmezdi. Siyasîlere, 'Siz dinsizsiniz' gibi sözleri asla söylemezdi. İslâmiyet aleyhindeki din düşmanları diye umumî konuşurdu.

"Bir gün Ağrı Halk Partisi Milletvekili Ahmet Alparslan ziyaretine gelmişti. Üstadı çok seven bir zattı. Üstad, Halk Partisinin içinde bulunan din düşmanlarına mani olmasını söyledi. Adamı hiç incitmeden çok güzel dersler verdi.

"Halk Partisini yaptıkları zulümleri anlattı Ahmet Bey; 'Üstadım, eğer istersen ben Halk Partisinden ayrılırım' deyince, Üstadımız da, 'Hayır ayrılma, orada bizi müdafaa edersin' dedi.

 

"Biz Nurcular sizi destekliyoruz"

"Demokrat milletvekilleri de Üstadın ziyaretine gelirlerdi. Üstadın onlarla görüşmesi ise daha farklıydı. Onlara, 'Biz Nurcular, sizi destekliyoruz. Ben sizi tutuyorum' derdi. Misaller verirdi. 'Hamza Emek benim talebemdir, hem de Demokrattır' diye Demokratlara anlatırdı.

"Eskiden Halk Partisinin yaptığı zulümleri anlatırdı. Bir kimsenin hatasıyla başkalarının, akraba ve yakınlarının mes'ul olmayacaklarını söylerdi. Halkçıların Şarktaki zulümlerinden bahsederken; bir köyü olduğu gibi imha ettiklerini, hattâ bir kadının karnından çocuğunu çıkarttıklarını, kadını öldürdüklerini, çocuğun ise hâlâ sağ olduğunu söylemişti.

"Emirdağ'da gezmeye çıktığımız zaman, Halk Partililerin hal  ve hatırlarını da sorardı.

"Emirdağ'da Halim Yüksel isimli Halk Partili bir zata nasihat eder, incitmeden dersler verirdi. Hattâ adama risale bile yazdırmıştır. Daima yazardı.

"Halk Partisinin yaptığı zulüm ve haksızlıkların mesuliyetini baştakilere verirdi, 'Sizin kabahatiniz yoktur' derdi.

 

"Alevîye nasihatı"

"Barla'da Alevî bir öğretmen vardı, hem de Halk Partiliydi. Üstad bazen kendisini çağırtır, saatlerce kendisiyle konuşurdu. İltifat eder, şefkatle tokatlardı. Adama:

"Siz Hazret-i Ali'ye hürmetsizlik ediyorsunuz. Hazret-i Ali yatsı namazının abdestiyle sabah namazını eda ederdi. Eğer siz Hazret-i Ali'yi seviyorsanız namazlarınızı kılın' diyordu.

"Bu öğretmenle daima konuşurdu. İltifad eder, Risalelerden okuturdu. Bizler de yanında merakla dinlerdik. Biz, 'Üstad bu adama niçin bu kadar değer veriyor?' diye merak ederdik. Üstad bize cevaben:

"Ben onun zararını azaltıyorum' derdi. Sonra o adamla Barla'nın müdürlüğüne de baktı. Bize hiçbir zararı olmadı. Onun zamanında hiçbir hâdise olmadı. Fakat ihtilâl olduğunda, o adam ilk sefer mübarek çınar ağacındaki köşkü kendi eliyle yıktı, ne olduğunu gösterdi.

                                                       son şahitler'den

                                      BAYRAM YÜKSEL AĞABEY'in hatıralarından

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

muhammedihayat için

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

siteniz için



Açılış Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |İletişim

Hakkımda

sizleri güller şehri ısparta'mın şirin ilçesi GELENDOST'A bekliyorum. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

* "Allah îmân edenlerin dostu ve yardımcısıdır;
onları inkâr karanlıklarından kurtarıp
hidâyet nûruna kavuşturur.
İnkâr edenlerin dostu ise tâğutlarıdır;
onları îmân nûrundan mahrum bırakıp
inkâr karanlıklarına sürükler.
İşte onlar Cehennem ateşinin ehlidir,
orada ebediyen kalacaklardır."
'Kur'ân-ı Kerîm-Bakara 257.ci Âyet Meâli.'

.....Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îmân ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.
.....Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız îmândadır ve îmân hakikatleri dairesinde bulunur.
Risale-i Nur Külliyatından

kutlu doğum özel

haberiniz olsun

Son yazılar

yasak hemşerim yasak(!)
Ey bu vatan gençleri!
Dikkat evimizde hırsız var!
m.kemali Peygamber Efendimizle kıyaslayanlara bak.
islamı bunlar temsil etmiyor ki saldırasınız
Bir sağlık mucizesi: Üzüm çekirdeği
Bediüzzaman sükunete önem veriyordu!
eğirdir'de kayıp üç çocuktan biri bulundu.
Sizin ve İslam Aleminin Kutlu Doğum Haftası Hayırlı Olsun...
İşte Atatürk Üzerinden Başörtü Düşmanlığının Böylesi
Gül'lü para olsa hoşunuza gider mi?
Yaşasın! Bahar Geldi!
inönü paralara niye resmini bastırdı?
Ey Nebi
O Erler ki;
Ey sevgili;
Kutlu doğum haftası başlıyor!
kutlu doğum etkinlikleri
Günlük Hayatta Müslümana Yakışan Hasletler
LÜTFEN ÜŞENMEDEN HEPSİNE BAKIN!!!
Çetenin 'kabiliyetsiz' senaristi ! Karikatür
İsteksiz Kılınan Namaz Kabul Olur Mu?
Bilgisayarda bulunması gereken yazılımlar
Hakem Takdirini Kullanır-karikatür
Türk'ün övünç gururu

3D Mekanlar
Google
SabahNNK Risale-i Nur - NURRİS Recados Para Orkut



Farklı Pencerede Aç Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


Recados Para Orkut


www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al

çeşitli siteler

http://www.gelendost.pol.tr
http://www.ispartanur.net
http://www.osmanli.org.tr/index.php
http://www.EnSevgili.net
http://www.Resulullah.org
http://www.Bediüzzamansaidnursi.net
http://www.cevaplar.org
http://www.son sahitler.com
http://www.gelendost.bel.tr

Bağlantılar

::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıkla r
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler

Kategoriler

  • bediuzzaman said nursi
  • bilim-toknoloji
  • cizgilerin dili
  • dinimiz
  • dua
  • gelendost
  • haber
  • Hatira
  • hikaye
  • nurun fedaileri
  • oyun
  • resimlerim
  • sağlık
  • sevgi
  • sevgililer sevgilisine
  • siir
  • tarih
  • yorum
  • Arkadaşlar

    mescidiaksa
    nuryarenleri571
    egirdirhastanesi
    enbiya25
    Ebrar67
    rufeydem
    webaslanlari
    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:37
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa